116491821 kişi ziyaret etti 2 Haziran 2015 Salı  20:17
Abone Ol | Reklam Ver | Bize Yazın | İletişim
 

                                tsavas@comu.edu.tr


11.8.2012

       
Yazdır Gönder
Paylaş    

 


Denizde balık...
 

Geçtiğimiz Salı günü gazetemizde yer alan "Denizlerimizde balık tükeniyor!" başlıklı habere ilişkin küçük bir araştırma yaparak görüşlerimi yazmak üzere oturduğumda çok ilginç bir şey oldu. Burçlarla aram pek yoktur; hangi burcun hangi tarihlere denk geldiğini de bilmem. Hani balıkla ilgili yazacağım ya, belki ilginç bir şey vardır diye internette balık burcuna baktım ( http://www.balikburcu.net/gunluk-fal.html ). Aynen şu satırlarla karşılaştım:
"Eldeki birikimlerin daha temkinli kullanılması gerekiyor".
 
Ne kadar gizemli, değil mi?
 
Şaka bir yana gerçekten de doğal kaynakların çok daha temkinli kullanılması gerekiyor. İnsanoğlu o kadar açgözlü ki nedense doğal kaynakların sonsuz olduğunu düşünüyor. Aslında düşünüyordu, ama artık görüyor ki kazın ayağı hiç de öyle değil. Buna rağmen açgözlülüğü bırakmıyor. İntihar ediyor adeta...
 
Jared Diamond uygarlıkların ve toplumların çöküşünü "tüfek, mikrop ve çelik" ve "çöküş" kitaplarında çok detaylı anlatıyor. Diamond kitaplarında, çöküşün nedenleri arasında kıt kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmamasını açık bir şekilde gösteriyor.
 
İnsanoğlu kendisini kandırmaya devam ediyor. Ama bilim adamları doğal kaynakların tükenmekte olduğunu söylüyor. Dünyada tüketime sunulabilecek balık stoklarının yaklaşık %90'nının tükendiği belirtiliyor. Bu durum, neredeyse tüketime sunulan her iki balıktan birinin kültür balığı olmasına rağmen bu şekilde gelişiyor.
 
Balık avında her tür yüksek teknolojiden yararlanılıyor. Radar, sonar hatta Japonlar helikopterlerle ton balığı sürülerini gözlüyor ve bulduklarında balıkçı fabrika gemilerini buralara yolluyorlar.
 
Uzmanlar ton balığının soyunun tükenmenin eşiğinde olduğunu söylüyorlar.
 
Araştırmacılar, iyi av yıllarında 5 milyon ton sardalyenin avlandığı Kuzey Pasifik'te sardalye stoklarının alabildiğine azaldığını bildiriyorlar.
 
Balıkçılık endüstrisi daha çok, daha çok derken aslında kendi sonunu da hazırlıyor. Tabi denizlerde balıkların tükenmesinden en büyük zararı şu anda küçük balıkçılar görüyor. Dünyada kıyı balıkçılığı ile geçimini sağlayan milyonlarca insan var. Ancak kıyı balıkçıları denizlerdeki balık stoklarının "çöküşünden" sorumlu değil.
 
Tüm kota ve yasak önlemlerine rağmen, avlanan balıkların üçte biri kota dışı veya yasak kapsamındaki avcılıktan geliyor.
 
Dünya balık avcılığı bu şekilde artmaya devam ederse çok yakında denizlerdeki balıklar tükenecektir. Gerçi bizler karadaki hayvanlarımızı yemeye devam edebiliriz. Ancak yaşamları bu balıklara bağlı birçok deniz canlısının da soyu tükenecektir. Tüm deniz ekosistemi tehlikeye girebilir.
 
Evet, balıkların tükenmesi tüm bir endüstrinin göçmesi anlamına da geliyor. Bundan da yine sayıları çok olduğu için daha ziyade kıyı balıkçıları daha çok etkilenecektir. Yani her sektörde olduğu gibi küçükler...
 
Salı günü habere konu olan kıyı balıkçıları benim komşularım. Bu yönüyle de konu beni ilgilendiriyor. Onların, özellikle bütün gece sandal ile, soğukta balık yakalayabilmek ve evlerine ekmek getirebilmek için gayretlerine hayranlıkla tanık oluyorum. Bizler sıcacık yataklarımızda mışıl mışıl uyurken onlar soğukta, denizin ortasında iliklerine işleyen rüzgâra açık bir şekilde, ıslanarak işlerini yapmaya çalışıyorlar. Zor iş, çok zor...
 
Doğal kaynakların "işletilmesine" siyaseten karar vermenin zamanı geçti. Her şeyde olduğu gibi bunlarda da bilimsel bulgulara göre hareket etmeliyiz. Balıkçı komşularımın dediği gibi, çocuklarımızın balıkları yalnızca fotoğraflarda görmemesi için acil olarak radikal önlemler almalıyız.
 
Buna karşı balık tüketicisi olan sizlerin de yapabilecekleri var....

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Çevre talanına yönelik saldırıları artacak! 31.5.2015
Üniversitenin ilacı düşünce özgürlüğü 25.5.2015
Zeki ALASYA 17.5.2015
Çöp 10.5.2015
“Şerefsizlerle uğraşıyoruz” 6.5.2015
1 Mayıs 2015 3.5.2015
Ne iş? 30.4.2015
Hangi üniversite ile? 21.4.2015
“Akdeniz’de din savaşı” 19.4.2015
Zaman 15.4.2015
“Bir Türkiye Klasiği…” 12.4.2015
Üniversitenin “sahibi” (!) 8.4.2015
Üniversitem… 5.4.2015
İslam coğrafyası 2.4.2015
Ortadoğu 29.3.2015

 

 

Köşe Yazıları
Böylesi görülmemiştir!
Sermet Atadinç
‘ÇARE’ SİZSİNİZ…
Turgut Çamer
Veeeeeeeee Haziran!!!
Telat Koç
Haziran dakikliği
Gemici
Siyasette rakamlar
Naci Sapan
2. yarı başlıyor
Cemal Oral
Demirören’in marifetleri
Cahit Göveren
ÇANAKKALE YÖRESİNDE YAŞANMIŞ EFSANE AŞKLAR
Ceren İlyasoğlu
SANATA DOKUNMAK/SANATLA DOKUNMAK
Ensar İlyasoğlu
PARA ÜRKEKTİR
Ruşen Fuat
Çevre talanına yönelik saldırıları artacak!
Türker Savaş
ORYANTİRİNG
Ercan Karaman
SEÇİM SONUÇLARI ve TAHMİNLERİM
Hasan Küçükoba
Kılıçdaroğlu'nun 'iki' yakadaki seçim konuşmalarından izlenimler…
Konuk Yazar
YAŞAMIN KOÇLUĞU OLUR MU?
Hakan Şahintürk
 
 

 

 

1755