110887017 kişi ziyaret etti 27 Ağustos 2014 Çarşamba  21:56
Abone Ol | Reklam Ver | Bize Yazın | İletişim


                                tsavas@comu.edu.tr


11.08.2012

       
Yazdır Gönder
Paylaş    

 


Denizde balık...
 

Geçtiğimiz Salı günü gazetemizde yer alan "Denizlerimizde balık tükeniyor!" başlıklı habere ilişkin küçük bir araştırma yaparak görüşlerimi yazmak üzere oturduğumda çok ilginç bir şey oldu. Burçlarla aram pek yoktur; hangi burcun hangi tarihlere denk geldiğini de bilmem. Hani balıkla ilgili yazacağım ya, belki ilginç bir şey vardır diye internette balık burcuna baktım ( http://www.balikburcu.net/gunluk-fal.html ). Aynen şu satırlarla karşılaştım:
"Eldeki birikimlerin daha temkinli kullanılması gerekiyor".
 
Ne kadar gizemli, değil mi?
 
Şaka bir yana gerçekten de doğal kaynakların çok daha temkinli kullanılması gerekiyor. İnsanoğlu o kadar açgözlü ki nedense doğal kaynakların sonsuz olduğunu düşünüyor. Aslında düşünüyordu, ama artık görüyor ki kazın ayağı hiç de öyle değil. Buna rağmen açgözlülüğü bırakmıyor. İntihar ediyor adeta...
 
Jared Diamond uygarlıkların ve toplumların çöküşünü "tüfek, mikrop ve çelik" ve "çöküş" kitaplarında çok detaylı anlatıyor. Diamond kitaplarında, çöküşün nedenleri arasında kıt kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmamasını açık bir şekilde gösteriyor.
 
İnsanoğlu kendisini kandırmaya devam ediyor. Ama bilim adamları doğal kaynakların tükenmekte olduğunu söylüyor. Dünyada tüketime sunulabilecek balık stoklarının yaklaşık %90'nının tükendiği belirtiliyor. Bu durum, neredeyse tüketime sunulan her iki balıktan birinin kültür balığı olmasına rağmen bu şekilde gelişiyor.
 
Balık avında her tür yüksek teknolojiden yararlanılıyor. Radar, sonar hatta Japonlar helikopterlerle ton balığı sürülerini gözlüyor ve bulduklarında balıkçı fabrika gemilerini buralara yolluyorlar.
 
Uzmanlar ton balığının soyunun tükenmenin eşiğinde olduğunu söylüyorlar.
 
Araştırmacılar, iyi av yıllarında 5 milyon ton sardalyenin avlandığı Kuzey Pasifik'te sardalye stoklarının alabildiğine azaldığını bildiriyorlar.
 
Balıkçılık endüstrisi daha çok, daha çok derken aslında kendi sonunu da hazırlıyor. Tabi denizlerde balıkların tükenmesinden en büyük zararı şu anda küçük balıkçılar görüyor. Dünyada kıyı balıkçılığı ile geçimini sağlayan milyonlarca insan var. Ancak kıyı balıkçıları denizlerdeki balık stoklarının "çöküşünden" sorumlu değil.
 
Tüm kota ve yasak önlemlerine rağmen, avlanan balıkların üçte biri kota dışı veya yasak kapsamındaki avcılıktan geliyor.
 
Dünya balık avcılığı bu şekilde artmaya devam ederse çok yakında denizlerdeki balıklar tükenecektir. Gerçi bizler karadaki hayvanlarımızı yemeye devam edebiliriz. Ancak yaşamları bu balıklara bağlı birçok deniz canlısının da soyu tükenecektir. Tüm deniz ekosistemi tehlikeye girebilir.
 
Evet, balıkların tükenmesi tüm bir endüstrinin göçmesi anlamına da geliyor. Bundan da yine sayıları çok olduğu için daha ziyade kıyı balıkçıları daha çok etkilenecektir. Yani her sektörde olduğu gibi küçükler...
 
Salı günü habere konu olan kıyı balıkçıları benim komşularım. Bu yönüyle de konu beni ilgilendiriyor. Onların, özellikle bütün gece sandal ile, soğukta balık yakalayabilmek ve evlerine ekmek getirebilmek için gayretlerine hayranlıkla tanık oluyorum. Bizler sıcacık yataklarımızda mışıl mışıl uyurken onlar soğukta, denizin ortasında iliklerine işleyen rüzgâra açık bir şekilde, ıslanarak işlerini yapmaya çalışıyorlar. Zor iş, çok zor...
 
Doğal kaynakların "işletilmesine" siyaseten karar vermenin zamanı geçti. Her şeyde olduğu gibi bunlarda da bilimsel bulgulara göre hareket etmeliyiz. Balıkçı komşularımın dediği gibi, çocuklarımızın balıkları yalnızca fotoğraflarda görmemesi için acil olarak radikal önlemler almalıyız.
 
Buna karşı balık tüketicisi olan sizlerin de yapabilecekleri var....

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
“Suriyelileri istemiyoruz” 27.08.2014
Roşia Montană Çevre Şenliği 23.08.2014
Balkanlar 21.08.2014
Trafik kuralları ve trafikte saygı(sızlık) 16.08.2014
Ortadoğu yangın yeri, ya biz? 13.08.2014
İsrail Gazze saldırısı ile neyi amaçlıyor? 10.08.2014
Karadağ 06.08.2014
Kitapsız (!) 03.08.2014
Girişimci üniversite sıralaması 31.07.2014
İsrail insanlık suçu işliyor 23.07.2014
Türker SAVAŞ 20.07.2014
Türker SAVAŞ 20.07.2014
Mısır'ın ateşkes önerisi 16.07.2014
Hamas, İsrail ve barışın kenti 13.07.2014
"Efsane geri döndü" 09.07.2014

 

 

Köşe Yazıları
Skandal skandal üzerine…
Sermet Atadinç
On üç yıldır niçin uçuyoruz?
Haluk Şahin
MİMLENMEK!
Turgut Çamer
Cevatpaşa Ortaokulu…
Telat Koç
OÜCHP şaşırtmıyor
Gemici
ÇOMÜ gerçeği ve destek olma! (2)
Seçkin Sağlam
Seba'nın ardından
Cahit Göveren
MERKEL “ALO, HANZ” DEDİ Mİ!?
Ensar İlyasoğlu
ÖNCE ADALET
Ruşen Fuat
“Suriyelileri istemiyoruz”
Türker Savaş
Duvar Yok, Sınıf Yok: Metropolde Bir Orman Anaokulu
Ercan Karaman
KÜRT'LERİN ORTADOĞU'DAKİ ROLÜ
Hasan Küçükoba
Futbol'un sihri ve koşmak ....
Konuk Yazar
KARİYER PLANLAMASI
Hakan Şahintürk
 
 

 

 

1354